BASINDA BİZ / 01-07 MART MUHASEBECİLER HAFTASI (ODA BAŞKANIMIZIN BASIN AÇIKLAMASI)

 BASIN BÜLTENİ                29 Şubat 2016

1-7 mart tarihleri arasında   kutlayacağımız MUHASEBE HAFTASI dolayısıyla;

Öncelikle Ülkemizin karşı karşıya kaldığı terör olayları nedeniyle yaşanan sıkıntıların, çevre ülkelerin içerisinde bulunduğu savaş ve terör olaylarının bir an önce son bulması ülkemize ve tüm dünya ya barış ve kardeşlik bilincinin tekrar gelmesi en büyük temennimiz dir.

Bu süreçlerin ekonomimize olumsuz yansımalarının olması kaçınılmaz dır.  Millet olarak  birlik ve beraberlik içerisinde üstesinden geleceğimize olan inancımız tam dır. Ülkemizin bölünmez bütünlüğü, milletimizin ve devletimizin bekası için seve seve canlarını veren Şehitlerimizi de RAHMETLE ,  bu uğurda mücadele eden gazilerimizi de minnetle anıyorum. Şehitlerimizin Yakınlarına  ve Yüce Türk Milletine Rabbimden sabırlar diliyorum.

Mesleğimizin yasal statüye kavuşmasının 27. yılı hepimize kutlu olsun. Elbette bu 27 yıllık süreçte çok önemli mesafeler  kat ettik ancak;

Mesleğimizin önünde çözülmesi gereken bir çok sorunlar da bulunmaktadır. Bu sorunlar Ülkemizin genel sorunlarından ayrı düşünülemez.

Başta Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere bir çok kurum ve kuruluşa vergi ve sosyal güvenlik bildirimleri ve diğer mali bildirimler ile ilgili veri akışı, beyanların tanzimi ve gönderimi meslek mensuplarımız tarafından yapılmaktadır. Ayrıca TÜİK, BDDK, SPK, EPDK ve Hazine Müsteşarlığı gibi, ekonomideki diğer düzenleyici ve denetleyici kamu kurumları da meslek mensuplarımızdan hizmet almaktadırlar. Sistemin başarılı çalışmasında kamu görevlilerinin olduğu kadar meslektaşlarımızın payının en üst seviyelerde olduğu bütün kamuoyunca bilinmektedir. Meslektaşlarımızın yaptıkları görevler, kamu maliyesine ve ekonominin gelişimine önemli katkı ve enformasyon sunmaktadır.

TÜRMOB ve Odalarımız kamu yararına, sürekli yüksek kalitede hizmet sağlayan standartlarla, muhasebe ve denetim mesleğinin dünyadaki gelişmelere paralel olarak ilerletilmesi ve geliştirilmesi için çalışmakta, gerek stajyerlerimizin ve meslek mensuplarımızın eğitimi noktasında, gerekse mesleğin uygulanmasına yönelik üzerine düşen sorunların çözümü konusunda büyük bir özveri ile çalışmaktadır.

İşletmelerin muhasebe ve denetim sistemini gerçekleştiren, devletin vergi gelirlerinin arttırılmasına katkı sunan ve devlet kurumlarının işleyişine yardımcı olan muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleği, önemli sorunlar içerisinde bulunmaktadır.

Görev ve fonksiyonlarımızı yerine getirirken yaşadığımız sorunlar, hizmet sunumunda çeşitli aksaklıkları beraberinde getirmektedir. Bu yüzden diyalogla ve işbirliği içerisinde mesleki sorunlarımızın çözülmesini talep ediyoruz.

Yıllardır, mesleki çıkarlarından ziyade, ülke ve toplum çıkarlarını gözeterek taleplerini belirlemektedir. Taleplerimiz ve beklentilerimiz kamu maliyesinin ve ekonomimizin daha da güçlenmesi, işletmelerimizin gelişmesi, ülkemizin ve insanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi içindir.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada sorunlarımızın çözümünde  tercihimiz diyalog ve uzlaşma olacaktır.

 

Çözüm bekleyen sorunlarımız ve taleplerimiz.

TTK (Türk Ticaret Kanunu) Başta denetim olmak üzere amacına tekrar kavuşturulmalı Bağımsız Denetim Tüm İktisadi işlemleri kapsamalıdır.

Türk Ticaret Kanunu 10 yılı aşkın hazırlık sürecinin ardından yasalaşmış daha sonra yapılan değişikliklerle amaç ve ruhundan uzaklaştırılmıştır. Mutlaka başta denetim olmak üzere amaç ve hedeflerine kavuşması sağlanmalıdır.

Bağımsız denetim, ülkemizde muhasebe mesleği içinde oluşmuş köklü geleneklere sahiptir. Bağımsız denetim Türkiye’de de, dünyada olduğu gibi muhasebe mesleğinin bir parçası ve uzmanlık alanıdır. İlke olarak, denetimsiz işletme düşünülemez. Bağımsız denetimi hayatın her alanında yaşama geçirmek zorundayız. Yerel yönetimlerde, kamu idarelerinde, işletmelerde, tüm şirketlerde, siyasi partilerde, vakıflarda, kısaca güvenlik ve yargı dışında hayatın her alanında en etkin bir şekilde bağımsız denetim uygulanmalıdır. Denetimin olmadığı her yerde suistimaller yaşanır, yolsuzluk yaşanır,  yolsuzluğun, suistimalin,  panzehiri denetimdir. Bu nedenle en kısa zamanda tüm sermaye şirketlerinin bağımsız denetime tabi tutulması gerekmektedir.

                Ayrıca, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanması gereken ‘Anonim Şirketler ile Tarım Satış Kooperatifleri ve Üst Kuruluşlarının Denetlenmesine Dair Yönetmelik’ bir an önce yayınlanmalıdır.

Mevzuat ve Uygulamalardan kaynaklanan sorunlarımız giderilmelidir.

•             Meslek Yasamız günümüz koşulları ve mesleki ihtiyaçlarımız göz önüne alınarak değiştirilmelidir.

•             Meslek Yasamızın uygulamalarına yönelik Tek Tebliğ Taslağına ilişkin düzenlemede TÜRMOB' un  görüş ve önerileri mutlaka yer almalıdır.

•             Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile diğer kurumlarca son yıllarda istenen bilgi, beyan ve formların sayısı oldukça artmıştır.  Devlet bizden ne kadar bilgi ve belge isterse mesleğe talep, güven ve kıymet artacaktır bunun bilincindeyiz.  Ancak bu bedelsiz kalmamalı ve artan is yükü külfet olmaktan çıkarılmalı ve mutlaka ekonomik karşılığını bulmalıdır.

•             Ülkemizin ve ticari hayatın rekabetçi koşulları ve kendi iç dinamikleri nedeniyle yaptığımız çalışmaların karşılığını ücrete dönüştüremediğimiz gibi, bu yıl asgari ücret tarifemiz sıfır artışla yayınlanmıştır. Günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak zamana endeksli ücret tarifesi taleplerimiz kabul edilmelidir.

•             Yasa değişiklikleri ekonomik yaşamdaki yeniliklerin gereğidir. Ancak, aynı düzenlemeleri değiştiren yeni değişiklikler meslek mensuplarının ve vatandaşlarımızın sistemi takip etmesini zorlaştırmaktadır. Sıkça değişen yönetmelik, tebliğ, sirküler, uygulama iç genelgeleri ve özelgelerin takip edilmesi üstelik bunların çoğunlukla yayımlandıkları günde yürürlüğe girmesi meslek mensuplarına ciddi bir iş yükü ve sorumluluk getirmektedir. Meslek mensuplarına bu düzenlemelere uyum için mutlaka süre verilmelidir.

•             Değiştirilen tebliğlerde yer alan 'diğer tebliğlerde yer alan bu konuya ilişkin tebliğler yürürlükten kaldırılmıştır' şeklindeki ifadeler, meslek mensuplarının tüm diğer tebliğleri gözden geçirmek ve neyin tam olarak değiştiğini anlayabilmek için tüm işlerine ek olarak mesai harcamalarına neden olmaktadır. Oysa bu konu Maliye Bakanlığı’nın sorumlulukları arasında olmalı ve Maliye Bakanlığı bunları açıkça belirtmelidir.

•             Mali Tatil döneminde inceleme ve denetim yapılmamalıdır. 1-20 Temmuz Mali Tatil uygulaması amacına uygun hale getirilmeli, Temmuz ayında verilmesi gereken beyannameler ve bildirimlerin Ağustos ayı içinde verilecek bildirim beyannamelerle birleştirilerek beyan edilmesi sağlanmalıdır.

•             Vergi incelemelerinde tebligat usul ve esasları da bir kenara bırakılarak telefonla bilgi, belge ve kayıt istenmesinden, vergi inceleme elemanlarının kendilerine sunulan defter ve belgelerle ilgili olarak meslek mensuplarını yardımcı gibi çalıştırmaktan vazgeçmesi gerekmektedir. Meslek mensuplarının mükelleflerin beyanname veya bildirimlerle ilgili ödevlerini yerine getirmekle görevli oldukları unutulmamalıdır. Bu noktadaki önerimiz, Maliye Bakanlığı’nın yakında TBMM'ne gelmesi beklenen vergi kanunları değişikliklerinde bu temel noktaları ele almaları ve böylelikle adına 'vergi hizmetleri bildirimler bürokrasisi' diyebileceğimiz bu sistemi yenilemeleridir.

•             Mali suça mali ceza esasından uzaklaşmak, evrensel ceza hukukuna ters düşecek derecede sınırsız - sebepsiz - ölçüsüz cezalar öngörmek hem mükellefi ve hem de meslektaşlarımızı büyük sıkıntıya sokmaktadır.

•             Cezada kasıt - kusur - ihmal derecesi ile menfaat ölçütünü dikkate alan bir gözle 3568 sayılı meslek yasasının 12. maddesi başta olmak üzere ilgili tüm ceza hükümleri yeniden düzenlenmelidir. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin yetki ve sorumluluklarının, ülkemizde de uluslararası standartlara uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

•             Özellikle meslek mensuplarımızın sorumluluğu meslek yasasında düzenlenmeli ve sorumluluk iyice açıklanan mesleki hata, mesleki suç tanımının üzerine oturtulmalıdır.

•             SMMM'lerin beyanname ve finansal tablo imzalamaktan doğan sorumlulukları yeniden düzenlenmelidir.

•             Beyan, ödeme ve bildirim sürelerinin, Birliğimiz ve odalarımızın  görüşü de alınarak, uzatma taleplerini karşılayacak biçimde rasyonel şekilde yeniden belirlenmelidir. Beyan ve ödeme sürelerinin aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmesini öneriyoruz.

  •  

Beyan Tarihi

Ödeme Tarihi

Geçici Vergi Beyannamesi

Üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 20. günü

Üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 20. günü

Muhtasar

Beyanname

İzleyen ayın 24. günü

Beyanname verilen ayın 25. Günü akşamına kadar

Katma Değer Vergisi Beyannamesi

İzleyen ayın 28. günü

Beyanname verilen ayın 28. Günü akşamına kadar

Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi

İzleyen yılın Mart ayının başından ay sonuna kadar

Mart ayı sonuna kadar

Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesi

Hesap döneminin kapandığı ayı izleyen 4. ayın birinci gününden ay sonuna kadar

Beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar

•             Dördüncü Dönem Geçici Vergi beyannamesi kaldırılmalıdır.

•             1 ve 2 No'lu KDV Beyannameleri ile Muhtasar Beyannameler birleştirilmelidir.

•             Ba-Bs formları geçici vergi dönemlerine göre düzenlenerek verilmelidir.

•             Ba-Bs formları başta olmak üzere düzeltme amaçlı verilen beyan ve bildirimlerde ceza uygulamasından vazgeçilmelidir.

•             Ba bildirim formlarının sisteme yüklenmesi sırasında özellikle sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği raporla tespit edilen vergi mükellefleri konusunda meslek mensuplarını uyarıcı bir sistem kurulmalıdır. Böylece ilgili mükelleflere ait faturaların henüz vergi kaybına yol açmadan kayda alınması engellenmiş olacaktır.

•             e-Beyanname şifresi yalnızca meslek mensuplarına verilmelidir.

•             Uzlaşma Komisyonlarında Odalarımızın görevlendireceği meslek mensubu bulundurulmalıdır.

•             Damga Vergisi çağdaş bir vergi olmaktan uzaklaşmış olup, meslek mensuplarının sözleşme yaparak çalışmalarını teşvik etmek amacıyla mesleki hizmet sözleşmeleri damga vergisinden istisna edilmelidir.

•             Serbest meslek faaliyetlerinde KDV %18'den %8'e indirilmelidir.

•             Mesleki faaliyette KDV'yi doğuran olay tahsilâta bağlanmalıdır.

•             Serbest meslek yıpranma indirimi (beyin amortismanı) getirilmelidir.

•             Stajyerlerimiz için sosyal güvenlik primi ve vergi muafiyeti sağlanmalıdır.

•             Meslek mensubuna Mücbir sebep hakkı tanınmalıdır.

•             Serbest meslek giderleri genişletilerek yeniden düzenlenmelidir.

•             Eğitim ve öğretim hizmetleri ile sınırlı olmak üzere, Birliğimiz ve Odalarımız gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların iktisadi işletmeleri için, Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi istisnası getirilmelidir.

•             Meslek mensupları sözleşme imzaladığı mükelleflerinin kanuni defter bilgilerini her yıl Noterler Birliği’nin sistemine girdiğinden ayrıca bu bilgilerin bir kez daha “İnternet Vergi Dairesi” sistemine girilmesi ciddi bir iş gücü kaybına neden olmaktadır. Bu bilgilerin Türkiye Noterler Birliği’nin sisteminden alınması gerekmektedir.

•             Kimlik Bildirim Kanunu gereğince işyerlerinde çalıştırılan personelin en yakın kolluk kuvvetlerine bildirilme zorunluluğunun tüm illerde uygulanacak olması meslek mensuplarının iş yükünün artmasına neden olacaktır. Çeşitli kurum ve kuruluşlara, işyerlerinde çalıştırılan personelin ayrı ayrı bildirilme zorunluluğu 5838 sayılı Kanun ile kaldırılmış olup sadece SGK’ya yapılan bildirimler yeterli hale gelmiş, ilgili diğer kurumların SGK’dan bu bilgileri elektronik olarak almaları sağlanmıştır. Bu sebeple kanuni süresinde SGK’ya yapılan işçi giriş ve çıkış bildirimlerinin kolluk kuvvetlerine de yapılmış sayılması yönünde İçişleri Bakanlığı ile SGK tarafından bir düzenleme yapılmalıdır.

•             Kurumlar arası işbirliğine gidilerek devlet kurumları tarafından mükerrer bilgiler istenmemeli, TÜİK, SGK, Ticaret Sicili ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve diğer kurumlar ile GİB arasında işbirliği etkin olarak sağlanmalıdır. Bilgiye ihtiyaç varsa meslek mensubunun zamanının etkin ve verimli kullanılmasını  teminen verilenlerin tek bir merkezde toplanması ve ilgili kurumların bu merkezden bilgileri alması sağlanmalıdır.

•             Meslek mensuplarımızın ihale konusu işlerde ve özel bina inşaatlarında asgari işçilik raporu düzenleme hakkı bulunmaktadır. Ancak meslek mensuplarımız, raporda yapabilecekleri hatalar nedeniyle SGK zararına sebebiyet verdikleri takdirde, oluşan Kurum zararından işveren ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktalar. Ancak gerçeğe aykırılığın tespitinde kasıt ve kusur ayrımının yapılması gerekmektedir.

•             Meslek mensuplarımız 4/b kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. 4/b kapsamındaki sigortalılar için en önemli dezavantajlardan birisi emeklilik için 9000 gün prim gün sayısının istenmesidir. Halbuki bu süre 4/a kapsamında sigortalı sayılanlar için 7200 gündür. Sosyal güvenlikte eşitlik ve tek çatı ilkesi doğrultusunda bu ayrımın kaldırılması gerekmektedir.

•             Ayrıca 4/b kapsamında olan sigortalılar için de aylık 100 TL prim indirimi düzenlemesi yapılmalıdır.

•             Sosyal Güvenlik Kurumu ve TÜRMOB çalışma hayatına ilişkin iki önemli paydaş olup her daim etkin bir işbirliği içinde olmaları vazgeçilmez bir gerekliliktir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yapmış olduğu her düzenleme ve aldığı her karar  meslek mensuplarımızı direkt olarak ilgilendirmektedir. Bu itibarla mutlak surette 5502 sayılı Kanun’da bir değişikliğe gidilerek SGK Yönetim Kurulunda TÜRMOB’un da bir temsilci bulundurmasının sağlanması gerekmektedir.

 

Sorunlarımızın Çözümü İçin:

Hükümetimizin ve ilgili kurum-kuruluşların haklı taleplerimize cevap vermesini bekliyoruz.

TBMM’nin beklentimiz olan yasal düzenlemeleri yapmasını, mesleğimizle ilgili düzenlemelerde görüş ve önerilerimizi değerlendirmesini istiyoruz.

                                                                               Ramazan BOZKURT

                                                                              Malatya SMMMO Başkanı

3w İnternet Teknolojileri